Birileri ile konuşmaya mı ihtiyacınız var?

GUNUN HIKAYESİ…

İnsanlara Ön Yargılı olmak Kadar Çevremizde Bu Kadar Deklere Edilmiş bir Ortam Göremiyoruz. !

Ön Yargı İle Alakalı benimde eklemek istediğim değinmek istediğim bazı düşüncelerim mevcut .

Umarım Ön yargılarımız Tamamı İle Zamanla ortadan kalkar .

 Alışkanlıklarımız heyecanlarımızla boğuşuyor kendi dünyamızda Kendi kendimizle savaşıp, cevaplarını bilmediğimiz  sorularla allak bullak oluyoruz dünya buya Bizim isteklerimiz başkasına acı verecekse,  isteklerimizden vaz mı geçmeliyiz, vazgeçmenin bize  çektireceği acı, sevdiğimiz birinin çekeceği acıdan  daha mı az yaralar bizi?  Sevdiklerimize olan borcumuz ne, peki kendimize olan  borcumuz? Bilinmeyenin bizde yarattığı o çıldırtıcı merakın  peşinden mi koşmalıyız yoksa bilinmeyenden saklı olana  duyduğumuz korkuyla geri mi durmalıyız.  Ne yapmalıyız, bu hayatı nasıl yaşamalıyız? dünyada olanlara bakarmısınız Sohbet kalmışmı şu güzel dünya’da Kendimizden başka bir dostumuzun, kendimizden başka bir ordumuzun olmadığı bir savaşta bölünen ruhumuzun  hangi tarafının zaferi için uğraşmalıyız. ne zaman bir sohbetdünyası kurulacak kendi çevremizde insanları kırmadan dökmeden yaralamadan !  Hangi tarafı tutarsak tutalım neticede yine de bir tarafımıza ihanet etmiş olmayacak mıyız, ihanetsiz  yaratılamayacak bir geleceğin yükünü taşıyabilecek  kadar güçlü müyüz?  Kaçsak, gidecek yerimiz yok, kendi kendimize tutsağız,  savaşsak vuracağımız başkalarıyla birlikte yine  kendimiz olacağız.  Ayaklanmış duygularımızın birbiriyle vuruştuğu bir  savaş yaşıyoruz. Geçmişten geleceğe ancak savaşla  geçebiliyor ruhumuz, geçmişi olanın geleceği savaşsız  yaratılmıyor. Hem mutlu hem huzurlu, hem coşkulu hem korkusuz, hem arzulu hem kuşkusuz olamazmıyız, geleceği başkalarının hayatlarına dokunmadan,  onlarda acınacak yaralarla yaralanmadan yaratamazmıyız? Nedir bu savaşın ardındaki sır, hangi büyü bizi  bizimle vuruşturuyor, hangi korkunç kader geçmişimizi  geleceğimizle çarpıştırıyor? Huzur bütün duygularımızı barış içinde tutmaksa eğer,  hiç mi huzurlu olamayacağız, bir huzursuzluğa mı  mahkumuz? En korkunç savaşı kendi içimizde yaşarken,  ne yapmalıyız?Kim akıl verebilir bize? Kim bize yol gösterebilir?  Savaşa savaşa, her savaşta bir parçamızı öldürerek mi  yürüyeceğiz hayatın içinde? Her mutluluk bir acıdan mı  süzülecek?  Pusularla, ihanetlerle, saldırılarla, geri  çekilmelerle, mütarekelerle, kaçışlarla, esaretlerle dolu bir savaşı yalnız başımıza yaşıyoruz, kim galip  gelirse gelsin bir tarafımız hep yeniliyor.  Yenilmeden galip gelemiyoruz.  Her zafer bir yenilginin izini bırakıyor derinimizde.  Zaferlerimiz kadar da yenilgilerimiz oluyor.  Kendi kendimizle savaşarak yürüyoruz.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?


Mobil Sohbet

İnsanların rahatlıkla sohbet etmesi, kolayca bir araya gelmesi için geliştirilmiş olan sohbet uygulamamız sayesinde kolaylıkla aramıza katılabilir. Dilediğiniz yerden, dilediğiniz zaman sohbet edebilirsiniz.

Play Store Üzerinden App Store Üzerinden